
Veni Vidi Vici / Geldim Gördüm Yendim
Bir çoğumuzun gitmek için yanıp tutuştuğu, gidemediğinde kahrolduğu, kimilerimizin uzaktan sevdiği,gideni takdir ettiği deplasmanın hikayesi...
Başlangıcı Kadıköy'lü bir organizasyondur, Salı Pazarından, Boğa Heykelinden, Altıyolun herhangi birinden denize doğru gider,Haydarpaşa'ya varırsın.Herkesin karşıya gideceğini bildiğin halde motora binmenin tatlı telaşını yaşarsın, istasyonun büfelerinde bir şeyler atıştırıp yolluk yapmak düzeyli bir hareket olur.
Motor hareket etmekte biraz rötar yapsada, yolculuk başlar yavaştan kızkulesini gördüysen hedefe kitlenme zamanın gelmiştir, artık konsantrasyon zamanıdır,ihtişamlı bir iniş, meşaleli yürüyüş zamanıdır,Dolmabahçe,Fenerbahçe sesleriyle inlemelidir, uçan kuşlar martılar dinlemelidir.
Gişe önü hengamesine gelmiştir sıra.Hengamenin etkisi biraz "game" ile alakalıdır.Sonuç istediğimiz gibiyse, maça girdiysek,istediğimiz sonucu aldıysak, hoş bir hatıradır, bir ayindir, imparator pelikanlarının donmamak için kenetlenmesi ritüeldir...
Sonra içeri girersin, kendi mabedindeki konfor, rakibin şampiyonluk umutları gibi yarınlara kalmıştır,aldırmazsın, kaleleri kesersin gözlerini kısarak, maçı oynamaya başlarsın, hangi kaleye, kim hangi pozisyonda golü atacaktır?İlk yarı hangi kaleye hücum yapılmalıdır?Şapka taksam mı?Eldiveni çıkarsam mı? Sağımda solumda kim dursun?Gol olursa arkaya mı gideyim,koltukta mı durayım,öndeki boşluğa mı atlayım? Zamanları gelmiş çatmıştır.
Gelen, gelemeyen fakat kalbi tribünde atan tüm taraftarın sorumluluğunu hissederek,tek ses , tek nefes koroya uyman gerekmektedir.Sahada ve tribünde ölümüne mücadele zamanıdır, giymişsindir formanı,düşman yenilecek,zafer yakındadır.
Maç başlar,ilk yarı Gazhane tarafındaki kaleye hücüm yapacağızdır, şampiyonluk için saldır Fenerbahçe vücut bulur, gol gelir yetmez, geri çekilmez,kontra atak bulması gerekirken kontra atakla pozisyon verir, ama yılmaz saldırır, saldırır, ya kaleci el kaldırır ya direk yardımcıdır ilk 30 dakika gerçek değil sanki rüyadır.
Niang'ın yıldızları,peşinde kuyruklu yıldız yaptığı pozisyondan sonra yorulmaya başladı, tekmelere canına tak etmişti belkide, dönen topları toplamaya başlayan rakip ümitlenmeye başlamıştı belkide... Gol geliyorum diyordu ,panzehir devre arasıydı,dayanamadık, iki sene önce Holosko,geçen sene Fink'in jeneriklik kariyer golleri serisine Ekrem'de katıldı,umutlar ikinci yarıya atıldı.
İkinci yarı başlarken, temenniler deniz tarafındaki kaleye dalga dalga gelelim,geçmişe gidelim,rutubetten erimiş ağları delelim.Maçın başında rüzgar tersine esiyor,rotada şaşıyor,barajdan seken top,rakibin önünde kalıyor,dünya duruyor,zaman duruyor...
Durmayan biri var.Kaptan var,Sultanım,Padişahım,Doktorum,Profesörüm, heybetinden lakaplara sığdıramadığım Alex'im Alex de Souza
Kaptan kalemizden topu alıp santraya koşuyor.Çok inançlı,gözünden fışkıran ateşi görüyorum,son sözümüzü söyleyeceğiz diyor,haklıyız kazanacağız diyor.Topu santraya dikiyor,inanıyorum kaptan diyorum, onunla beraberiz bende topu santraya aynı inançla dikiyorum.
Alex'imi 18'in önünde indiriyorlar, hakem göremiyor,Kaptan yerde kıvranırken, ikinci golü atan rakip oyuncudan 60 metrelik derinlemesine pas.Kaptanım yerde kıvranıyor o pastan hayır gelir mi ? Hayır gelmez tabi gelmez,geri dönüş vakti gelir.
Korner olur Lugano içerden dışarı çıkmaz, bayağı arkadan yükselerek gelir, rakip az önceki güreş hamlesine, boksla devam eder, önemli olan hakem ne der?Penaltı,kırmızı kart der.Kaptan geçer topun başına, ikinci golü yediğimizde,topu santraya diker gibi penaltı noktasına diker,top iç yan ağlarda,ben ağlamaz mıyım?
Artık galibiyet golünün sinyalleri gelmeye başlamıştır, gol şansına kıramayan Mehmet Topuz'un, çaprazdan şutu,direği yalar geçer, top çaprazda Emre'ye geçer,Emre içeri keser, rakipteki paşa röveşata yapar,Kaptan tekmeye kafa sokar,top o kafaya vuru feyz alır,tribünlere kutlamak kalır,
Kaptan son sözü söyler,bazıları için şampiyonluk yarınlara kalır.
Maç biter,takım gelir,birlikte tezahürat söyleriz.Yanımızda değilsen susulur,biz dinleniriz.
Hemen bırakmazlar sorun değil bekleriz,şampiyonluk şarkıları söyleriz.
Kapılar açılır, çıkışı olmayan Kadıköy'e gitme vaktidir Heyya
Geliyoruz dedik,geldik,yendik dönme vaktidir Heyya
Sahada ve tribünde mücadeleyle kazanılmış,zaferin gururunu, sorumluluğunu taşıdığın tim renkdaşlarını mahçup etmemenin onurunu yaşar,günü en güzel hatıralardaki müstesna yerine itina ile yerleştirirsin.
Mehmet Ali Mesruoğlu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder