

Manisaspor - FENERBAHÇE: (1 - 3)
Bundan sonra her maçta olacağı gibi bu maç da Fenerbahçe için gene mutlaka kazanılması gereken bir devam maçıydı. İzlerken taraftarı iki kez karamsarlığa düşüren görüntüler oluştu. Bir kere maçın ilk golünü kalelerine girerken izleyerek üzüldüler. Sonra alışılmışın dışında takımlarını ilk yarı beklenen bastıran futbolundan uzak izleyerek ümitlerini azalttılar. Ne var ki bu kez Fenerbahçe taraftarlarına önceki haftalarda izlenen futbolun tam tersini izlettiriyordu. Bastıran, golü arayan, golleri bulduktan sonra bile gol aramaya devam eden bir Fenerbahçe vardı sahada. O kadar 89. dakikada 4. golü atmak için Alex depar atmaktaydı. Demek ki kondisyonu eksik takımla kondisyonu yüksek takım arasında epey fark varmış.
Fenerbahçe sahaya Semih ile Niang’ı bir arada oynatarak başlamıştı. Ne var ki Selçuk’un yokluğunda Baronili takım fazla varlık gösteremiyor, bir türlü hücum üstünlüğünü ele geçiremiyordu. Üstelik Yobo’nun gereksiz yere ayağında top tutarken kaptırmasıyla gol yemekten Volkan’ın şansı sayesinde kurtuluyordu. İkinci yarı başladığında ilk yarıdaki futbol oynanmaya devam ederken Volkan kalesinde gol görüyordu. Savunmanın dengesinin bozulduğu bir an olduğu Bekir’in soldaki akını karşılamasından anlaşılmaktaydı. Lugano’nun sağdan gelen tehlikeyi görmesine heyecanı engel olmuş sol taraftaki topa koşarken sağdan gol gelmişti.
Rakip kale abluka altına alındıktan 8 dakika sonra penaltı olduğu tartışılmayacak bir çelme ile Semih kendini yerde bulunca Alex’e gol krallığında öne geçme fırsatı da doğmuştu. Üst üste penaltıdan gol atmak penaltıcıların en büyük hendikapıdır. Bu korku taraftarlar kadar Alex’e de gelmiş olacak ki top kaleciyi çok zor geçmişti. Bu penaltı gol olmasa Fenerbahçe bu maçı kazanamazdı. Beraberlik Fenerbahçe’yi takım olarak iyice ateşlemiş sağlı sollu akınlarla golü arıyorlardı. Bekir, Gökhan’ı aratmayacak çıkışlarda yararlı işler yapmakta, Alex gene beklenmedik koşular çıkarmaktaydı. Gene de gözler soldan akınlar düzenleyecek Dia’yı ya da Stoch’u aramaktaydı.
Semih’in golü sayılması gereken Niang’ın attığı 2. gol sonrası gene takım savunmaya çekilecek ve golü yiyecek mi korkusu taraftarı sararken bu maçta tam tersi izlendi. Fenerbahçe ani ataklarla golü aramaya devam edince rakip de fazla çıkamadı. 3. gol ise maça gelen taraftarlarca adeta şampiyonluk müjdesi gibi kutlanıyordu. Alex, sağdan gelişen akını görünce çılgın deparlarından birisini atmaya başlamıştı bile. Top ayağına gelir gelmez de zaten belli süratine ulaşmış olan ve topa yetişen Dianın önüne yuvarlayıverince farklı skora da ulaşılmış oluyordu. Takımda en iyiler olarak her zaman olduğu gibi Alex, Emre, Lugano sıralanırlarken son maçların en iyilerinden Mehmet Topuz bu maçta da baş taraflara geçmişti bile.
Fenerbahçe bu futboluna devam edecek olursa, şampiyonluğa şimdilik önünde yer alan diğer 2 adaydan daha yakın görünmekte. Önündeki 2 maçı alacak olursa da bırakmamak üzere tepeye yerleşmesi de bu takımın kendi ellerinde. (Tabii bir de futbolcuların kendilerini “İstanbul’un Gece Hayatı” na olabildiğince az kaptırmaları şartını da unutmadan.) Gelecek maçta buluşmak üzere hoşça kalın.
YMM. Okan İnanç
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder