6 Aralık 2010 Pazartesi

Sn.Okan İnanç'tan 15. Hafta (Fenerbahçe-Kardemir Karabükspor) Maç Yorumu



FENERBAHÇE- Kard. Karabükspor: (2 - 1)

Önceki haftalarda hep Fenerbahçe’nin maça çok iyi başlayıp golü bulduktan sonra kötü futbola döndüğü tenkid konusu yapılıyordu. Bu maç da önceki maçların tekrarı gibi bir maç oldu. Taraftar akın akın maça geliyordu. Kasım aylarının bir özelliği olan ve sıcak havaların devamı anlamına gelen “pastırma yazı” ancak 5 Aralık günü yani maç günü sona ermiş ve kışın soğuk yüzü görülmüştü. Maç taraftarı mutlu edecek bir tempoda başlamıştı. Sonra bu maçta da izahı zor aynı gelişmeler görüldü. Çok iyi başlanan maçta 17. dakikada 2 – 0 öne geçerek Fenerbahçe izleyenlere farklı bir galibiyet mesajı veriyordu. Ne var ki dakikalar ilerledikçe önce durdu, sonra da hâkimiyeti rakibe bıraktı. Onun en iyi oyuncusunu, Emenike’yi markajda zorlandı. Aynı oyuncudan farkı bire indiren bir gol yedikten sonra her an 2 puanın kaybına neden olacak bir gol yeme olasılığı da ortaya çıktı. Son dakikalarda ise maça yeni alınan oyuncularla tekrar gol aramaya başlanan bir gelişme yaşandı.

Emre sakatlıktan yeni çıkmış olmasına karşın eskisinden hiç farkı olmayan çok başarılı bir maç çıkartırken diğer iyi oynayanlar tabii ki başta Alex olmak üzere Gökhan Gönül ile Caner olarak sıralanabilir. Emenike’nin müthiş futbolu savunma zaaflarını da ortaya çıkartı. Önce Lugano tarafından marke edilmeye çalışıldıysa da hava toplarındaki üstünlüğü görülünce Yobo ile yer değiştirdiler. Ne var ki Emenike ile ikili mücadelelerinden birisinden gol bile çıktı. Emenike vücut yapısının üstünlüğünü çok iyi kullanan bir oyuncu. Rakibi elle itmek fauldür ama kendisi kol gücüyle rakibini yanından fırlatabilmekte. Üstelik bu yapısına ek olarak hem futbol tekniği çok ileri hem de hava hâkimiyetine sahip bir futbolcu.

Niang sakatlık sonrası hala eski formuna ulaşamamış bir görüntü vermekte. Çok daha önce Semih’le değiştirilse daha iyi olacaktı. Semih’in girdiği o çok kısa sürede gollük bir pozisyon bulması da çok ilginçti. Ne var ki tam “nöbetçi golcü”lüğün gereğini yerine getirecekken acele etti ve vuruşunu erken yaptı. Oysa önü çok açıktı ve kaleciyi çalımla yatırdıktan sonra golünü atacağı çapraz mesafe kaybolmayacaktı. Cristian, maça başladığında “eskisine göre çok daha iyiyim” dercesine bir görüntü verdiği halde ilerleyen dakikalarda eski Cristian geri dönmüştü. Stoch bazen çok güzel hareketlerle arkadaşlarına gollük pozisyonlar hazırladığı halde bazen de ayağındaki topları bencilce kullanmakta. Üstelik bu vuruşları da başarısız vuruşlar şeklinde olmakta.

Takımın en büyük eksiği hala yavaş oynaması, hızlı hücuma kalkamaması. Kontr ataklara çıkamaması olarak görülüyor. Buna biraz da topları kaybetme korkusunun yol açtığı düşünülebilir. Oysa kaybedilen toplar yeniden kazanılabilir ve yeni gol pozisyonları bu toplarla daha bariz gol pozisyonları hazırlar. Korkamaya hiç gerek yok. Bu takım kontrollü futbol yerine açık futbol oynayarak da rahat ve çok gollü maçlar kazanacak kapasitede bir takım.

Bu maçta en büyük kazanç alınan 3 puandır. Fenerbahçe şampiyonluk yolunda çok önemli bir adım daha atmıştır. Kalan 2 maç da kazanılacak olursa ilk yarı 2. olarak bitirilebilir ve artık korkacak olan ise Trabzonspor haline gelir. Gelecek hafta buluşmak üzere hoşça kalın.

YMM. Okan İnanç

okaninanc@superonline.com

http://www.yenicagymm.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder