

FENERBAHÇE - Galatasaray : (0 - 0)
Boşuna, Qualyteli Türk Medyası (QTM) denmiyor onlara. Tüm hafta boyunca Fenerbahçe’nin kaç gol atarak kazanacağını tartışmışlar, sanki atamayacak olurlarsa bu çok büyük bir zaaf olur gibi göstermişlerdi. Maç golsüz bitince sanki Fenerbahçe ezeli rakibine farklı kaybetmiş gibi karşılanıyordu. Maç sonrası Galatasaray takımı sahadan sevinç gösterileri ile ayrılırken taraftar da sanki şampiyonluk yolunda önemli bir adım atılmışçasına bayram yapıyordu. Oysa bu maç sonrası lider ile aralarındaki puan farkı 10’a çıkmış takımları hala 9. sırada yer alıyordu.
Bu maçta Fenerbahçe’den galibiyet beklenirken beraberlikle sonuçlanmasının nedenleri şöyle sıralanabilir:
- En önemli neden olarak maçın hakeminin idare şekli gösterilmelidir. Daha kaliteli bir takım olduğu herkes tarafından kabul edilen Fenerbahçe’nin futbol oynanan bir maçta başarılı olacağı da bellidir. Oysa Galatasaraylı oyuncuların futbol dışı her hareketleriyle, yaptıkları çok sayıda faulle maçın çok sık durmasına neden olurken Hakem bunu önlemek için hiçbir gayret göstermiyordu. İkazlarına erken başladığı gibi kartlarını da yerinde ve zamanında çıkartacak olsa sık sık oyunu durdurmaya bu kadar cesaret bulamayacaklardı.
- Hakem kırmızı kartı hak eden Neill’e kart göstermeye cesaret etse konuk takım 10 kişi kalacak ve Fenerbahçe’nin gole ulaşabileceği bir pozisyon hatalı ofsayt kararıyla kesilmese skor başka olacaktı. Bunlar hatalı hakem kararlarıydı.
- Fenerbahçe orta sahada rakibi kadar presli oynamıyor, gölge presi tercih ediyordu. Nasıl olsa kazanırız anlayışı top rakipteyken bekleme moduna geçmelerine neden olmaktaydı. Oysa rakip orta sahada top Fenerbahçe’deyken ayağa pres uyguluyordu. Belki de isimleri olan oyuncular sakat olmasa bu maçta pres yapan bu oyuncular takımda olmayacaklardı.
- Kazanmak için hücumda çabuk çoğalmak gereğini uygulayamıyorlardı. Emre bile çok geride top alıyor. Savunma geride hem çok sayı ile kalıyor hem de ileriye çıkışlar az kişiyle uygulanıyordu.
- Takım henüz kontratak çalışmalarına başlamamış görünüyor. Hızlı tek bir atak yapamadıkları gibi uzun paslar sonrası topu alan oyuncu yakınında çok sayıda oyuncu bulamıyordu.
- İyi oynayan oyuncuların az sayıda kalması bir yana vasatı geçemeyenlerin sayısı da epey fazlaydı bu maçta.
Takımın en iyilerinin savunma oyuncuları oluşları da kötü futbolu izaha yeterli oluyor. Bu anlamda, Volkan, Yobo, Gökhan Gönül, Caner en iyiler olarak sıralanmalıdır. Vasat olanlar dışında kendilerinden bekleneni veremeyenler ise; Dia, Alex ile Stoch şeklinde sıralanabilir. Zaten gol pozisyonu sayısının beklenenin çok altında kalmasında da Fenerbahçe’nin bol gollü maçlarına nazaran kanatları fazla kullanamaması neden olarak görülebilir. Gökhan Gönül’ün hem büyük bir çaba hem de son sürat koşarken büyük bir beceriyle çizgiden çıkarttığı top gol olsa o zaman üzünülmesi gerekirdi. Sonuçta bir derbi maçı beraberlikle sona eriyordu. Bu taraftarın üzüldüğü kadar kötü bir sonuç değil. Futbolcuların klasiklerinden olan “artık önlerindeki maçlara bakmaları” gerekecek. Gelecek hafta buluşmak üzere hoşça kalın.
YMM.Okan İnanç
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder