
Haftanın ödüllü sorusu: "deplasman"


Akademi Futbol Ligi’nde Fenerbahçe U-15 Futbol Takımımız Galatasaray ile karşı karşıya geldi.Karşılaşma 0-0 tamamlandı. Karşılaşmanın son dakikalarında ikili mücadele oyuncumuz Mirkamil Haşimli’nin sol ayak bileği kırıldı. Kozyatağı Acıbadem Hastanesi’ne kaldırılan oyuncumuz sol ayak bileğinden ameliyat olacak |

Yada Fenerbahçe taraftarı ile sorununuz nedir?
Günlerden 3 Ekim Pazar. Yani üzerinden yalnızca bir hafta geçmiş
Stad Ali Sami Yen. Yani aynı stad
Karşılaşma İ.B.Şh.Belediyesi- Bursaspor arasında. Yani son şampiyon oynuyor.
Evsahibi takımın taraftarı yok rakibi Bursaspor’un 7-8.000 taraftarı tribünleri doldurmuş
Oysa bir hafta önce aynı stada yapılan Kasımpaşa- Fenerbahçe maçında Fenerbahçe taraftarına yalnızca %5 kontenjan ayrılmış onbinlerce Fenerbahçe taraftarı karşılaşmayı canlı olarak izleyememiş , bir kısmı her şeye rağmen geldiği kapılarda kalmış evine dönmüş
Bunu sebebini öğrenmeye çalıştığımızda ise Kasımpaşa Yöneticilerinin Fenerbahçe taraftarına bilet satmak istemesine rağmen Galatasaray yöneticilerinin talebi ile TFF nunun böyle bir karar aldığını öğrenmiştik.
Şimdi soruyorum.?
Önce Galatasaray yöneticilerine; Bursaspor sizin rakibiniz değil mi? İçinizdeki Fenerbahçe nefreti ezikliğinizden mi kaynaklanıyor ? Fenerbahçe taraftarı size ne yaptı. O stad sizin mi? Kiralarını süresinde ödemediğiniz için sözleşmeniz zamanında feshedilmedi mi?
Şimdi devletin stadını devlete verip , yine devlete bedava stad yaptırdıktan sonra , hiçbir zaman size ait olamayacak olan o stadda da mı? aynı şeyleri yapacaksınız?
Birkaç hafta önce Bucaspor maçında taraftarınız tribünleri doldururken şimdi hangi adalet anlayışındasınız Bütün kötülüklerin İLK BAŞLATICISI olmayı nasıl beceriyorsunuz.?
Geçmişte yabancı oyuncu Türkleştirirken , tribünlerin %50 bölünmesinden vazgeçilirken ve bütün diğer olumsuzluklarda hep siz yok musunuz? Karşılaşma sırasinda Fenerbahçe taraftarı bütün bu kışkırtmalarınıza karşı stadiniza ne zarar verdi? Sizin taraftarinizin verdiği zararlari düsündüğünüzde hiç mi içiniz sızlamadı?
Ama asıl sorular konunun yetkilisi ve muhatabı Futbol Federasyonuna;
Bu iki karşılaşma arasında ne gibi bir fark var. İzmir'de , Ali sami Yen'de farklı karşılaşmalarda farklı davranmanızın haklı gerekçesi ne ? Sırtınızda forma mı var? Galatasaray'ın sizin üzerinizde vesayeti mi var?
Siz tüm külüplere karşı aynı mesafede olmak zorunda değil misiniz? Fenerbahçe taraftarı size ne yaptı? Bir korkunuz, çekindiğiniz bir şey mi var? Biz size bu taraflı davranışlarınızdan dolayı nasıl güven duyabiliriz?
Taraftarın temsil edilmediği, görüşlerinin dikkate alınmadığı hatta adam yerine konmadığı ama parasının kaynak yapıldığı bir federasyonu daha ne kadar yönetebileceğinizi zannediyorsunuz?
Bir soru da QTM'ye ; taraftara ait olumsuzlukları hoyratça taşıdığınız sütunlarınıza , ekranlarınıza taraftar haklarını ne zaman taşıyacaksınız ?
YAZIKLAR OLSUN HEPİNİZE
İLYAS BULCAY


FENERBAHÇE - Gençlerbirliği : (3 - 0)
Fenerbahçe’nin şampiyonluk yolunda yürüyebilmesi için kazanılması şart olan bir maç daha oynandı ve kazanıldı. Fenerbahçe gollü galibiyetlerine devam ediyor. Üstelik bu takımın hala gözle görülür birkaç oyun eksiği de var. Bu eksiklikler de tamamlandığında ortaya çıkan takım izlendiğinde, bu yıl Avrupa macerasının erken bittiğine herkes çok üzülecek. Eksiklere aşağıda değineceğim ama gelelim bu maçtaki sayısız artılara.
Bir kere yeni transferler mükemmel. Alex’le de birleşince garip üçgenler yaratılmaya başlandı. Tabii Alex, Dia, Niang üçgeni başta. Bu üçgene geriden hem presi, hem top kapması ile bir başka harika Emre de katılınca taraftar uzun zamandır hasret kaldığı bir futbol izledi. Tabii zaman zaman diye ekleyince eksikliklerden birisini de anlatmış oluyoruz. Takımda kötü oynayan yoktu ama en düşük performansı gösteren Mehmet Topuz için en uygun sıfat “etkisiz” olacaktır. Tabii diğerlerine göre diye de eklemek gerekir.
Maçın en üzücü olayı ise Selçuk’un önemli olduğu öğrenilen sakatlanmasıydı. Tam Uğur gelirken Selçuk gidiyordu. Dileriz dönüşü çabuk olur. Birçok kesim Selçuk’u kötüleme yarışına girse de bana göre Selçuk her maçta takımına yardımcı olmuştur. Tabii kendisinden süper teknik paslar beklemeyecek olursak başarılı sıfatını yakıştırıyoruz. Volkan’a çok az düştüğü maçlardan birisiydi. Sonradan giren Andre Santos beke geçmeyip ilerde oynadı ama hala ilk geldiği günlerdeki futboluna yaklaşamıyor. Caner de bekte ondan hala çok daha iyi oynamakta. Rakibin presine, orta sahadaki mücadelesine karşın Fenerbahçe’nin iki bekinin de sık sık atağa kalkabilmesi takımın bir diğer artısıydı.
Gençlerbirliği’nin presinden söz ederken hakem Fırat Aydınus’tan da söz etmek gerekiyor. Önceki maçlarındaki negatif tutumları nedeniyle taraftarın kızgın olduğu bu hakemimizin Gençlerbirliği oyuncularının aşırı sertliklerini görünce maçta yanımdakilere şunu söylüyordum.” Federasyon maçların ilk 10 dakikasında sarı kart çıkartmayı yasakladı mı?” Diye sorduğumda herkes hak verdi ama cevapları da ilginçti: “Sadece Ş.Saraçoğlu’nda yasaklamışlar”. Bazı hakemler bu statta Fenerbahçe aleyhine ne kadar çok düdük çalarsa o kadar kendini başarılı sanıyor. Kim bilir belki de Haluk Ulusoy zamanından kalma alışkanlıklarıdır bu.
Stat ful değilse de doluydu. Fenerbahçe seyircisi, gerekli yerlerde sesini yükseltip, gerektiğinde de oyuncularının güzel hareketlerinde coşkusunu göstererek bir diğer artıyı oluşturdu. Küfür etmemeye dikkat etmeleri de bir diğer artılarıydı. Gelelim eksikliklere:
Fenerbahçe için halen lider Bursaspor ile arasındaki 8 puan fark (Federasyon kararının 3 puanın maç tamamlatılmadan verilmesi şeklinde olacağı varsayımı ile) kapanmayacak bir fark değildir. Daha liglerin ¼ ü bile oynanmamıştır. Kayserispor’un da puan cetvelinin üst sıralarına yükselmesiyle buradaki 5 takımın aralarında yapacakları maçlarda daha çook 8 puanlar yer değiştirecektir. Fenerbahçe, son haftalarda oynadığı futbolu oynamaya devam edecek olursa şampiyonluğu en büyük adayı olmaya da devam edecek gibi görünüyor.
YMM. Okan İnanç

Aslında yetenekleri ve bilgisi ile iyi bir hakem olma potansiyeline sahip olmasına rağmen, alnına yapışmış Beşiktaşlı kimliği ve Fenerbahçe maçlarındaki berbat ve alenen taraflı yönetimleri ile Fenerbahçeli taraftarlarca “Fenerbahçe düşmanı” ilan edilen; önceki yıl vermediği penaltı, ofsayttan atılan gol ve kırmızı kartla Fenerbahçe'mizin İnönü’de Beşiktaş’a yenilmesinde doğrudan etkisi olan
Geçen yıl İ.B.Şehir Belediyespor maçında ofsayt olmayan golümüzü ofsayt diyerek iptal eden, İ.B.Şehir Belediyespor’un ofsayt golünü geçerli sayan, son adam tarafından biçilen Guiza’nın rakibine kırmızı kart çıkaramazken, itirazını bahane edip, ortadaki topa ayak kaldıran iki oyuncudan biri olan Alex’imizi tereddüt etmeden oyundan ataraküç puanımızı ve şampiyonluğumuzu çalan...
Geçmişindeki reddedemediği Beşiktaşlı kimliği ile; Fenerbahçe’nin önemli maçlarında üst üste Fenerbahçe aleyhine kararları ile tutarlı bir biçimde tetikçilik yapan ve utanmaz basın odaklarınca yaptıkları her hakemin yaptığı olağan hatalardan kabul edilerek, hata olarak yorumlanıp, iyi bir hakem olduğu görüşü yayılan Fırat Aydınus'u...
Tarafsız maç yönetmenin hakemlerin en temel davranış biçimi olması gerektiği gerçeği yok sayılarak üst üste ve devamlı bir takım aleyhine yapılan “hataların” mazur görülüp, yapanın aklanmasının haksızlığa çanak tutmak olduğu ve başkalarına kötü örnek oluşturacağı ortadayken; Fenerbahçe taraftarlarının tamamını temsil edenlerin ortak bir bildiri ile “düdüğünü asmasını” istediği bir hakemin görevine son vermek yerine, Galatasaray derbisinden önceki son iç saha maçında Fenerbahçe maçına atamak suretiyle Sporda Şiddet ve Olumsuz Davranışların nedeni olma görevini yerine getiren Federasyonu şiddetle kınıyoruz.
Bu işbirliğinizin hiçbir işe yaramayacağını, önünde sonunda hukuka ve adalete aykırı davrananlardan meşru yollarla hesap soracağımızı bir kez daha kamuoyuna açıklıyoruz.
FENERBAHÇELİLER DERNEĞİ (FBD)
